Kızılötesi Fotoğrafçılığın Kullanım Alanları, Amacı ve Etkileri

Kızılötesi Fotoğrafçılığın Kullanım Alanları, Amacı ve Etkileri

Nesneler özelliklerine göre yüzeylerine düşen ışığın görebildiğimiz alan olan 400-700nm dalga boyu aralığından çok daha fazlasını yansıtabilirler. Fotoğraf makineleri veya kameralar yardımıyla farklı dalga boyları görünür ışıkla ifade edilmeye çalışıldığında alıştığımız görüntülerin dışında ilgi çekici görüntüler elde edilebilir. Kızılötesi fotoğrafçılığın amacı, göremediğimiz bir dünyanın görünür ışıkla ifade edilmeye çalışılmasıdır. Örneğin bitkiler ısınmaktan korumak için kızılötesi ışığın tamamına yakınını yansıtırlar. Bu nedenle kızılötesi çekim yaptığımız zaman fotoğraflarda genellikle beyaz renkte görünürler. Bunun yanında kızılötesi fotoğrafçılığın kullanım alanları çok geniştir. Tıptan, Bitki örtüsü incelemesine, adli tıptan sahte para ya da eserlerin orijinal olup olmadığının tespitine kadar oldukça geniş kullanım alanları vardır. Elbette fotoğrafçılık alanında da kendine yer bulmuştur ve son yıllarda yurt dışında oldukça popüler hale gelmesine paralel olarak Türkiye’de de yükselen bir fotoğrafçılık tekniğidir.

Kızılötesi fotoğrafçılığın kullanım alanları

Görünür ve Kızılötesi ışıkla çekilmiş fotoğrafların karşılaştırılması.

Kızılötesi ışığın cisimler üzerindeki etkileri

  • Ağaçlar ve diğer yeşil bitkiler beyaza yakın bir renk alır, Sağlıklı bitkilerin yaprakları kırmızı ve mavi ışığın tümünü emer, kızılötesi ışığın tümünü sıcaklıktan korunmak amacıyla yansıtırlar ve çekilen fotoğrafta yeşil bitkiler beyaz olarak görünürler. Sağlıksız ya da ölü bitkiler kızılötesi ışığı daha farklı yansıttıkları için herhangi bir florada ayırt edilmeleri bu yüzden mümkündür.
  • Gökyüzü ve bulutlar arasındaki kontrast ciddi anlamda artar. Gökyüzü kızılötesi ışığı emdiği için siyaha yakın bir renk alırken bulutlar kızılötesi ışığı geçirdiği için kar beyazı bir görünüm alır.
  • Su kızılötesi ışığı emdiği için siyaha yakın, koyu bir renk alır.
  • İnsan derisi oldukça pürüzsüz, yumuşak ve ipeksi bir görünüm alır. Derinin hemen altındaki damarlar belirginleşir.
  • İnsan gözü retinası belirginleşir.
  • Gökdelenler gibi dış yüzeyi camlı binalardaki yansımalar gözle göründüğünden farklı ve ilginç bir görünüm alır.

Kızılötesi fotoğrafçılığın kullanım alanları

  • Kararmış, silinmiş ve okunamayan belgelerin okunmasında
  • Resimlerde verniğin altındaki ilk katın incelenmesinde (ünlü resimlerin orijinal olup olmadığının belirlenmesinde)
  • Yapay kamuflajların ortaya çıkarılmasında
  • Büyük ormanlık alanlarda hasta ağaçların tespiti ve hastalığın yayıldığı alanların tespitinde ve kesilebilecek nitelikteki ağaçların belirlenmesinde
  • Bitki örtüsünün incelenmesinde
  • Tarım ürünlerinin tahmini rekolte miktarının tayininde kullanılır.

Kızılötesi Fotoğrafçılıkta Lens Seçimi ve Netleme (Odaklama)

Lens Seçimi

Öncelikle belirtmem gerekir ki bu yazıdaki lens seçimi tavsiyeleri, lensin önüne filtre takarak gerçekleştirilecek çekimler içindir.

Kızılötesi fotoğrafçılık için modifiye edilmiş makineler ve Liveview (Canlı Önizleme) modu olan fotoğraf makinelerinde kızılötesi fotoğraf çekerken odaklama hataları kolaylıkla giderilebildiği için çeşitli odak uzunluğundaki lensleri rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Bunun dışında fotoğraf makinesinde modifikasyon yapmayacaksanız lens seçimi yaparken tercihinizi prime lenslerden yana kullanmanız fotoğraf kalitesi ve pratiklik açısından daha uygun olur. Bunun nedeni odak uzaklığı değişen (zoom özellikli) lenslerde kızılötesi odak noktasının odak uzaklığına bağlı olarak (focal lenght) değişmesidir. Normalde görünür ışıkla çekim yaparken değişik odak uzaklıklarında böyle bir durum yoktur. Bunun sebebi lenslerin görünür ışıkla çalışırken farklı odak uzaklıklarında bile görüntüyü sensörde oluşturacak şekilde dizayn edilmeleridir. Prime lenslerde odak uzaklığı sabit olduğu için netleme telafisini yapmak daha pratiktir. Lens seçimi için size fikir vermesi açısından kısa bir süre kullandığım “Nikon AF-S 50mm f/1.8G” lensin kızılötesi performansından oldukça memnun kaldığımı belirtmek isterim.

İşte bir örnek:

Lens Seçimi

Equipment : Nikon D700, AF-S NIKKOR 50mm f/1.8G, Hoya R72 Infrared Filter
Exif : 50mm, f/11, iso160, 30sec.
Location : Artvin / Borçka / Karagöl / TURKEY

Şimdiye kadar kullandığım ve performansından memnun olduğum Lensler:

AF-S DX 10-24mm F3.5-4.5G ED (Ultra-geniş açı için şiddetle öneririm.)
AF-S DX 18-55mm F3.5-5.6G ED
AF-S DX 18-55mm f/3.5-5.6G VR
AF-S DX 18–55mm f/3.5–5.6G VR II
AF-S DX 18-105mm f/3.5-5.6G ED VR (Tüm odak uzaklıklarında şaşırtıcı derecede keskin sonuçlar veriyor.)
AF-S DX 18-140mm f/3.5-5.6G ED VR
AF-S DX 35mm f/1.8G
AF-S 50mm f/1.8G
AF 50mm f/1.8D
AF 50mm f/1.4D
AF 20mm f/2.8D
AF-S 85mm f/1.8G
AF 85mm f/1.8D
AF 85mm f/1.4D

Netleme, Netleme Telâfisi

Her ışığın kendine özgü kırılma indisinin olmasından dolayı kızılötesi ışığın da görünür ışıktan farklı bir odak noktası olacaktır. Kızılötesi ışık normal ışıktan daha az kırılmaya uğradığı için lensinizle netleme yapmaya çalıştığınızda makineniz görünür ışığa göre odaklama yapacak ve kızılötesi görüntü sensörün arkasında oluşacaktır. Görüntünün sensörde oluşabilmesi için netleme telafisi yapmamız gerekir. Aksi takdirde görüntü sensörün arkasında oluşur ve bunun sonucunda bulanık bir fotoğraf çekmiş oluruz.

Fotoğrafları 1. veya 2. No’lu yöntemle, yani kızılötesi filtre kullanarak çekecekseniz elle netleme telafisi yapmanız gerekir. Elle netleme telafisini nasıl/ne kadar yapmanız gerektiğini deneme yanılma yöntemiyle belirlemeniz gerekecek. Filtre kullanmanın en büyük dezavantajı budur. 50mm lens ile 1,8 diyafram açıklığında sabit bir objeye odaklama yapıp bir adet örnek fotoğraf çektim. Normal olarak fotoğrafta netlediğim bölgenin arka kısmı net çıktı. Daha sonra odaklama halkasını saat yönünde 1 çentik hareket ettirerek tekrar fotoğrafladım. (Bu durumda odaklama halkası üzerindeki lastik çentiklerini kılavuz/skala olarak kullandım). Net alan, odaklamak istediğim alana biraz daha yaklaşmıştı. En keskin fotoğrafı saat yönünde 2 çentik hareket ettirmek suretiyle yakaladım. Bundan sonra otomatik netleme yapıp 2 çentik elle netleme telafisini yaptıktan sonra odaklama modunu otomatik netlemenin devreye girmemesi için manuel’e alıp fotoğrafı öyle çektim.

Lens Seçimi için şimdiye kadar aktardıklarım prime lensler için geçerliydi.

Zoom lenslerde işler yukarıda da değindiğim gibi biraz daha karmaşıklaşıyor. Örneğin 18-55 lensi örnek verecek olursam, 18mm’de netleme telafisi için odaklama halkasını çevirme miktarı 35 veya 55mm de aynı olmadığını gördüm. Ayrı odak uzaklıkları için netleme telafisini pratiğe dökmek oldukça zor olacaktır. Bu nedenle 1. ve 2. No’lu yöntemle kızılötesi fotoğraf çekimi için prime lens tavsiye ediyorum.

lenslerin odak noktaları

Farklı renklerin odak noktaları da farklıdır.

Resimden de anlaşılacağı üzere farklı dalga boyuna sahip renklerin odak noktaları da değişmektedir. Bu durum aslında kızılötesi fotoğrafçılık haricinde de sorun yaratan bir durumdur. Chromatic Aberration denilen renk sapmasının nedeni renklerin farklı odak noktalarının olmasıdır. Nikon’un ED (Extra-low Dispersion Glass) teknolojisi de bu farklı renk odak noktalarını aynı noktaya mümkün olduğunca yaklaştırıp daha keskin fotoğraflar çekmemizi sağlamayı amaçlar. Şimdi konuyu fazla dağıtmadan kızılötesi filtre takınca senaryoda nasıl değişiklik oluyor ona bakalım:

fotoğraf makinesi vizör sistemi ve perde odası

Kızılötesi ışığın odak noktası ve sensör ilişkisi.

Resimdeki kırmızı çizgi kızılötesi filtre takıldığında oluşacak kızılötesi görüntü odağını temsil etmektedir. Odak noktasını sensöre düşecek şekilde eşitlemek için elle netleme telafisi yapmak şarttır. Makinenizi kızılötesi fotoğrafçılık için 2. No’lu veya 3. No’lu yöntemlerde belirtilen şekilde modifiye ettiyseniz ve mekanik beceriniz elveriyorsa odaklama kalibrasyonunu kendiniz yapabilirsiniz: Kızılötesi Çevrilmiş Fotoğraf Makinelerinde Netleme Kalibrasyonu.

Bazı markaların Kızılötesi netleme çizgisine sahip lensleri mevcuttur. Bu tip bir lens alırsanız nispeten işiniz kolaylaşır. Fakat ekstra bir lens masrafına girmektense ekstra gövde alınıp modifiye etmek daha mantıklı bir hareket olacaktır.

lens kızılötesi odaklama işaretçileri

Kızılötesi odaklama işaretçileri.

kızılötesi fotoğrafçılık için uygun lensler

Kızılötesi odaklama işaretçileri.

Kızılötesi Fotoğrafçılık için Fotoğraf Makinesi Seçimi

Kızılötesi Fotoğrafçılık İçin Fotoğraf Makinesi Seçimi

Daha önceki yazılarımda kızılötesi fotoğraf çekim yöntemlerine değinmiştim. Kızılötesi fotoğrafçılık için fotoğraf makinesi seçimi yapmak adına bir kez daha hatırlatmam gerekirse:

  • Tripod taşıma zorunluluğu,
  • Filtre takılmasından dolayı kadrajlama sıkıntıları,
  • Mevcut makinenin kızılötesi fotoğraf makinesine çevrilmek istenmemesi

gibi durumlarından dolayı başka bir fotoğraf makinesi alıp kızılötesi fotoğraf makinesine çevirmek isteyebilirsiniz. Bu yazımda sizlere kızılötesi fotoğrafçılık için fotoğraf makinesi seçimi hakkında yardımcı olmaya çalışacağım.

İlk olarak fotoğraf makinesi seçimi için göz önünde bulundurulması gereken hususları ele alalım:

  • Mevcut fotoğraf makinenizle kullandığınız lenslere uyumlu olması
  • Ortak hafıza kartı kullanması
  • Ortak Batarya kullanması
  • Odaklama kalibrasyonu yapılabilme özelliğinin olması
  • Eğer Nikon marka makine almayı düşünüyorsanız daha fazla lens seçeneği için gövdede dahili odaklama motorunun bulunması
  • Odaklama anında oluşabilecek hataları bertaraf etmeniz için Liveview (Canlı Ön izleme) seçeneğini barındırması

gibi kriterleri göz önünde bulundurmanız size çeşitli faydalar sağlayacaktır.

Bunun dışında fotoğraf makinesinin sensörünün CMOS ya da CCD sensör olması, kızılötesi ışık hassasiyetini etkileyen bir faktör değildir. İki sensörde de yüksek iso hassasiyetinde gren (kumlanma) oluşacaktır. Bu durumda yüksek iso hassasiyetlerinde daha başarılı olduğundan CMOS sensörlü makine seçmek avantajınıza olacaktır.

Kızılötesi fotoğrafçılık için fotoğraf makinesi seçimi

Modifiye edilmiş Nikon D90. Sensörün önünde Kızılötesi Low-Pass Filtre rahatlıkla görülmektedir.

Sensör Boyutu

Sensör boyutuna gelince, crop faktörlü (1,5 1,6 vb.) sensör boyutlarına sahip fotoğraf makineleri nispeten ucuz oldukları için tercih edilebilir. Bunun dışında Full Frame fotoğraf makinesi tercih edilecekse, sensörün büyüklüğü modifikasyonu biraz daha masraflı hale getirecektir. Full Frame sensörlü makinelere uyumlu Low Pass filtre fiyatları crop faktörlü sensör içeren makinelere uyumlu filtrelerden 2 kat daha pahalılardır. Hem filtre hem de makinenin kendisinden kaynaklı oluşabilecek ekstra maliyeti göze alabiliyorsanız elbette full frame sensörlü fotoğraf makinesi daha avantajlı bir seçim olacaktır.

Fotoğraf Makinesi Seçimi için bir başka önemli husus ise Söküm / Montaj kolaylığıdır.

Eğer kendiniz bir makine çevirecekseniz kolay sökülüp toplanabilen modellere bakmanızı öneririm. Canon marka makinelerde bazı modellerde sensöre ulaşmak için gövdeyi tamamen dağıtmak gerekiyor. Ama nispeten kolay çevrilebilen modelleri de mevcut. Örneğin : 20D, 30D, 40D, 50D, 5D, 5D markII, 7D, 1Ds, 300D, 1100D, 550D, 600D gibi.

Nikon marka makinelerde, Canon marka makinelerdeki kadar söküm/montaj zorluğu yoktur. İnternet’te söküm/montaj kaynağını bulabildiğiniz modeli seçebilir ya da kendiniz kaynak rehber olmadan yapabilecek beceri ve donanıma sahipseniz en başta saydığım dört kriteri de göz önünde bulundurarak seçim yapabilirsiniz.

Sony marka makinelerde ise, özellikle Aynasız serilerin küçük ve kompakt yapılarından dolayı sökülüp toplanmaları epey zordur. Fakat aşağıda değindiğim avantajlarından dolayı benim favorim aynasız makinelerdir.

Odaklama

Çevirme işlemi bittikten sonra aynasız makineler hariç tüm DSLR makinelerde odaklama kalibrasyonu yapılması gerekir. Bunun sebebi DSLR fotoğraf makinelerinin odaklama mekanizmalarının çevrim işlemi bittikten sonra da görünür ışığa göre odaklama yapmaya devam etmeleridir. Çevrilmiş makinelerde görünür ışığa göre netleme yapıldığında “görünür ışıkla oluşan görüntü” tam olarak sensörde oluşur. Fakat bizim istediğimiz kızılötesi görüntünün sensörün üzerinde oluşmasıdır. Sensörün biraz gerisinde olan kızılötesi görüntüyü sensörün üzerinde oluşturabilmek için bu farkı elimine etmemiz gerekir. İşte bu yüzden odaklama kalibrasyonu yapılır. Canon marka makinelerde kalibrasyon olanağı modelden modele değişirken Nikon marka makinelerde ise yukarıda saydığım modellerin hepsinde odaklama kalibrasyonu yapılabilir. Odaklama kalibrasyonunun nasıl yapıldığını ise “Kızılötesi Çevrilmiş Fotoğraf Makinelerinde Odaklama Kalibrasyonu” başlıklı yazımda detaylıca anlattım.

Canon marka fotoğraf makinelerinde:

  • 40D ve altı modellerde alyan anahtar yardımıyla mekanik olarak odaklama kalibrasyonu yapılabilir.
  • 40D ve altı modellerde canlı önizleme modu yoktur, üst modellerde vardır.
  • 50D, 70D, 80D, 5D MkII, 5D MkIII, 5D MkIV modellerde makinenin kendi odaklama kalibrasyon özelliğinden yararlanarak odaklama kalibrasyonu yapılabilir. (C. Fn II ya da C. Fn III Autofocus Menüsünde Micro Adjustment Seçeneği.)
  • 60D, 5d Klasik modellerde odaklama kalibrasyon seçeneği bulunmadığından odaklama kalibrasyonu yapılamaz.
  • xxxD ve xxxxD serilerinde ise herhangi bir şekilde odaklama kalibrasyonu yapılamaz.

Her ne kadar Liveview (Canlı Önizleme) modu odaklama için pratik bir çözüm olsa da, vizörden bakarak yapılan çekimler için xxxD, xxxxD, 60D, 5D Klasik gibi modellerde odaklama kalibrasyonu mümkün olmadığından kızılötesi çevrim için önermiyorum. 50D, 70D ya da 7D modellerde otomatik odaklama kalibrasyonu ve canlı önizleme modunda odaklama yapabilme olanakları olduğundan önerebileceğim modeller olabilir.

Nikon marka fotoğraf makinelerinde:

  • Tüm modellerde alyan anahtarla odaklama kalibrasyonu yapılabilmektedir.
  • D40, D50, D60, D70, D80, D3000, D100, D200, D300, D700 modellerinde canlı önizleme modu yoktur.

Aynasız fotoğraf makinelerinde:

Bu kısmı marka olarak ayırmak yerine çalışma prensibi olarak aynasız fotoğraf makinelerini tek bir maddede açıklamak istedim. Odaklama için ayrı bir sistem yerine, sensöre düşen ışık analiz edilerek odaklama yapıldığından dolayı aynasız makinelerde odaklama kalibrasyonu yapılmasına gerek yoktur. Hatta bu durum DSLR makineler gibi sensörün önüne tek bir dalga boyunda filtre takılma mecburiyetini de ortadan kaldırdığı için Lensin önüne farklı dalga boylarında filtreler takarak da kızılötesi fotoğraf çekebilirsiniz. Kızılötesi fotoğraf makinesi seçimi için kuşkusuz en iyi çözüm aynasız bir fotoğraf makinesinden yana olacaktır.

Peki Hangisini seçmeliyim?

Eğer mevcut ekipmanınızı ortak kullanma kaygınız yoksa veya tamamen bağımsız bir ekipman oluşturacaksanız:

Bu durumda size aynasız öneririm. Odaklama kalibrasyonu olmaması ve bunun artısı olarak istediğiniz her lensi kullanabilmeniz, lens önüne filtre taksanız dahi LCD den veya elektronik vizörden kadrajlama olanağınızın olması ve odaklama sorunlarının olmamasından dolayı full spectrum olarak çevrilen aynasız makinelerde farklı dalga boylarına ait filtreleri kullanabilmeniz gibi avantajlarından dolayı aynasız makineler kızılötesi fotoğrafçılık için biçilmiş kaftandır. Benim önerim öncelikli olarak aynasız makineler olacaktır.

Eğer Canon ya da Nikon Marka DSLR olacaksa:

Fotoğraf makinesi seçimi yaparken DSLR makine olacaksa; çevirme pratikliği, canlı önizleme modu olması ve kendini ispatlamış bir model olan Nikon D90’ı özellikle öneririm. Bütçenizin uygunluğu dahilinde D7000, D7100 veya D7200 de oldukça uygun seçimler olacaktır. Canon ekipmanınızı kullanabilmeniz adına tercihiniz Canon markasından yana olacaksa en az 550D modelini öneririm. Ama Canon markasında en iyi seçim gelişmiş özellikleri nedeniyle 60D olacaktır.

Kızılötesi Fotoğrafçılıkta Beyaz Dengesi Ayarı

Kızılötesi fotoğraf çekerken beyaz dengesi ayarının ne olması gerektiğini bilmek için ışığın ışık algılayıcılarına ulaşırken geçtiği katmanlardan biri olan Bayer filtresinin yapısı ve görevinden bahsetmem gerekir. Işık, öncelikle objektiften geçtikten sonra Low pass filtreye ulaşır. Kızılötesi modifikasyon için takılmış Low pass filtre veya objektif önüne takılmış kızılötesi filtre varsa sensöre ulaşacak ışık tayfı da kızılötesi bantta olacaktır. Low pass filtreden geçen ışık Bayer filtresine ulaşır. Bayer filtresi yapısı itibariyle bölünmüş hücrelerden oluşur. Her bir hücre Kırmızı, Mavi ya da Yeşil renklerden birini geçirecek şekilde üretilmiştir. Burada renklerine ayrılan ışık demetleri, ışığa duyarlı algılayıcılara (photosite) ulaşır. Bundan sonra ise algılayıcılardan gelen analog bilgi dijitale dönüştürülüp fotoğrafın oluşturulma süreci başlar.

bayer filtresi

Bayer filtresi çalışma prensibi.

Kızılötesi ışık Bayer filtresinin sadece Kırmızı hücrelerinden geçebilir. Bunun sebebi Kızılötesi ışığın dalga boyunun görünür ışığa kıyasla daha uzun olmasıdır. İşte bu sebepten dolayı ışık algılayıcılarının kırmızı renk kanalını fotoğrafta zengin renk çeşitliliği elde etmek amacıyla daha hassas hale getirmemiz gerekir. Bunun da en iyi yolu da beyaz dengesi ayarını olabildiğince düşük renk sıcaklığına ayarlamaktır. Bu bağlamda renk sıcaklık değerini özel ayarlanmış, manuel ya da hazır ayarlardan birini seçerek mümkün olan en düşük değere ayarlamamız gerekir. Bu işlemin bir avantajı da fotoğrafı çektikten sonra fotoğraf makinesinin LCD ekranda önizleme yaparken karşımıza daha anlaşılır tonlarda fotoğraf çıkarmasıdır. Makinelerin beyaz dengesi ölçüm mekanizması, renk sıcaklığını görünür ışığı baz alarak ölçer. Bu yüzden beyaz ayarının otomatikte bırakılmaması gerekir. Otomatikte bırakılan beyaz ayarı, yerine göre çok yüksek renk sıcaklığı seçebilir ve çekilen fotoğraflar LCD ekranda aşırı kırmızı görünürler.

Beyaz dengesi ayarı

Nikon ve Canon marka fotoğraf makinelerinde Custom White Balance menüleri.

 

Beyaz dengesi nasıl ayarlanır?

Hemen hemen tüm DSLR fotoğraf makinelerinde beyaz dengesi ayarı yapılabilmektedir. Makinelerde bulunan hazır ön ayarlardan birini seçebileceğiniz gibi renk sıcaklığını kendiniz de belirleyebilir ya da gelişen teknolojiyle birlikte fotoğraf makinelerinin renk sıcaklığını otomatik olarak ölçmesini sağlayabilirsiniz. Şimdi önem sırasına göre fotoğraf makinemizde uygun renk sıcaklığını nasıl ayarlaya bileceğimizi üç maddede açıklamaya çalışacağım:

1- Önceden belirlenmiş beyaz dengesi ayarı (Nikon: önceden belirlenmiş beyaz ayarı (Preset Manual White Balance), Canon: özel beyaz ayarı (Custom White Balance))

Şiddetle önerdiğim seçenektir. Kızılötesi fotoğraf çekmek için makine çevirecekseniz Nikon marka makinelerde White Balance kısmında PRE, Canon marka makinelerde ise Custom White Balance seçeneklerinin olduğundan emin olmalısınız. Ayrıca çevrilmiş makine kullanmıyorsanız yani lensin önüne klasik kızılötesi filtre ile çekim yapıyorsanız bu seçeneğin uygulanabilirliği hakkında pratik bilgi yoktur. Bu yöntemle ulaşacağınız renk sıcaklık değerine diğer anlatacağım yöntemlerle ulaşmanız mümkün değildir.

Bu ayarları yapabilmek için markası ne olursa olsun makinenizi Manuel, Diyafram öncelikli, Perde öncelikli çekim modlarından birine almanız gerekir. Gün ışığında yaklaşık 50mm odak mesafesine ya da 35mm-200mm odak uzaklığına ayarlanabilen bir lens ve geniş yapraklı yeşil bir bitki ya da irice bir yaprak bulun. Bu bitkiyi ya da yaprağı klasik yöntemlerle beyaz ayarı yaparken kullandığımız gri kart yerine kullanacağız. Fotoğraf makinesi, yoğun şekilde yansıtılan kızılötesi ışıktan beyaz ayarı ölçümü yapacaktır:

kızılötesi fotoğrafçılıkta bitki yaprağının gri kart gibi kullanılması

Geniş bir yaprağı tıpkı gri kart gibi kızılötesi fotoğrafçılıkta beyaz ayarı yaparken kullanabiliriz.

Ardından odaklama sistemini manuel’e ve makineyi de uygun pozlama değerlerine ayarlayın. Nikon ve Canon marka fotoğraf makinelerinde özel beyaz dengesi ayarı nasıl yapılır ayrı ayrı açıklamaya çalışacağım:

1.a- Nikon marka fotoğraf makinelerinde özel beyaz dengesi ayarı:

1.a.1- d50, d60, d70, d70s, d80, d90, d200, d300, d300s, d700, d7xxx, d8xx serilerinde

White Balance (WB) butonuna basıp denklanşör tarafındaki tekerleği ekranda beyaz dengesi ayar kısmında PRE yazısı görününceye kadar çevirin.

d90 beyaz ayarı

Bu ayara getirdikten sonra WB butonuna 3 saniye kadar basılı tutun:

d90 beyaz ayarı

Üst LCD ekranda ve vizörde PRE yazısı yanıp sönmeye başlayacaktır.

d90 beyaz ayarı
d90 özel beyaz ayarı

Bu durumda iken bitkiyi kadrajı dolduracak kadar pozlayın. Eğer işlem başarılı ise üst LCD ekranda ve vizörde Good, başarılı değilse No Good ibaresi belirecektir:

d90 özel beyaz ayarı
d90 özel beyaz ayarı
d90 özel beyaz ayarı

d90 üst lcd

İlk denemede olmasa bile 2-3 denemede genellikle beyaz dengesi verileri başarıyla alınacaktır.

1.a.2- d3xxx, d5xxx serilerinde

Ayarlar menüsünden White Balance (beyaz dengesi) ayarına gelin ve sağ yön tuşuna basarak menüye giriş yapın:

nikon fotoğraf makinesi ayarları menüsü

“PRE Önceden belirl. beyaz ayarı” (Preset Manual) seçeneğine gelip sağ yön tuşuna basın:

nikon fotoğraf makinesi ayarları menüsü

Bundan sonra Measure (Ölçüm) ve Use photo (Fotoğrafı kullan) seçenekleri gelecek. Kızılötesi çevrilmiş makinenizle 2500K renk sıcaklığı civarında önceden çekilmiş bir fotoğraf varsa bu fotoğrafı referans olarak kullanabilirsiniz. Ama ilk defa beyaz ayarı yapacağımız için Measure (Ölçüm) seçeneğine gelip OK tuşuna basın:

nikon fotoğraf makinesi ayarları menüsü

Mevcut ön ayar verilerinin üzerine yazılsın mı? uyarısını yön tuşlarıyla Yes (Evet) seçeneğine gelip OK tuşu ile onaylıyoruz:

nikon fotoğraf makinesi ayarları menüsü

Ekranda beyaz ayarı çekimine hazır olmanızı isteyen bir uyarı belirip kaybolacak:

nikon fotoğraf makinesi ayarları menüsü

Şimdi makinemiz beyaz ayarı modunda. Bunu vizörden bakınca ve ekranda da yanıp sönen PRE yazısından anlayabilirsiniz. Bu durumda iken bitkiyi kadrajı dolduracak kadar pozlayın:

nikon fotoğraf makinesi ayarları menüsü

Eğer işlem başarılı ise ekranda “Veriler Alındı” (Data acquired), başarılı değilse “Önceden belirlenmiş beyaz dengesi ölçülemedi, Lütfen tekrar deneyin” (Unable to measure white balance. Please try again.) ibaresi belirecektir. İlk denemede olmasa bile 2-3 denemede genellikle beyaz dengesi verileri başarıyla alınacaktır:

nikon fotoğraf makinesi ayarları menüsü

1b- Canon marka fotoğraf makinelerinde özel beyaz dengesi ayarı:

Canon marka fotoğraf makinelerinde ise Nikon marka makinelerin tersine ilk olarak fotoğrafı çekip sonra bu referans fotoğraftan makinenin beyaz dengesi ayarı için renk sıcaklığı seçmesini sağlıyoruz. İlk olarak bitkiyi kadrajı dolduracak kadar pozlayın. Daha sonra ayar menülerinden Custom White Balance kısmına gelin ve SET’e basın:

canon fotoğraf makinesi beyaz dengesi ayar menüsü

Açılan menüde çektiğiniz fotoğraf görünecektir. Görünmüyorsa yön butonlarıyla referans olması için çektiğiniz fotoğrafa gelin ve SET’e basın:

canon fotoğraf makinesi ayarları menüsü

“Bu görüntünün beyaz ayarı verilerini özel beyaz ayarı için kullan” uyarısını da yön tuşlarıyla OK butonuna gelip SET’e basarak onaylıyoruz. Eğer makine seçilmiş fotoğrafta özel beyaz dengesi ayarı alamayacaksa “Seçilen görüntüyle doğru beyaz ayarı alınamayabilir.” uyarısı verirse bir adet daha referans fotoğraf çekiniz:

canon fotoğraf makinesi ayarları menüsü

Beyaz dengesi verisinin alındığı anlamına da gelen beyaz ayarını makine ayarlarından özel beyaz ayarı olarak ayarla uyarısını onaylıyoruz:

canon fotoğraf makinesi ayarları menüsü

Daha sonra White Balance menüsü altında “Özel” (Custom) simgeyi seçiyoruz:

canon fotoğraf makinesi ayarları menüsü
canon fotoğraf makinesi ayarları menüsü

Özel beyaz dengesi ayarlama işlemi bitti. Şimdi bir adet deneme çekimi yapıyoruz. Çektiğimiz fotoğraf renkleri genellikle kahverengi ve ağaçlar beyaz renge bürünmüşse makine beyaz dengesi ayarını başarıyla uygulamış demektir. Çektiğimiz fotoğrafın makinede önizleme kısmında çekim değerlerinde renk sıcaklığını kontrol ederek doğrulama yapabilirsiniz.

2- Renk sıcaklığı ayarını manuel ayarlamak

Bu ayarı yapabildiğiniz fotoğraf makinelerinde 1 Nolu yöntemde anlattığım seçeneğin olması kuvvetle muhtemeldir. Fakat yine de manuel olarak renk sıcaklığı ayarının nasıl yapıldığını görsellerle açıklayacağım. Nikon marka fotoğraf makinelerinde White Balance (Beyaz Dengesi) menüsü altında Choose Color Temp (Renk Sıcaklığını Seçin) seçeneği ile 2500K ya ayarlayabilirsiniz. Canon marka fotoğraf makinelerinde ise White Balance (Beyaz Dengesi) menüsü altında Color Temp (Renk Sıcaklığı) seçeneği ile 2500K ya ayarlayabilirsiniz.

Nikon marka fotoğraf makinelerinde White Balance (Beyaz Dengesi) menüsüne geliyoruz ve sağ yön tuşuna basıyoruz:

nikon fotoğraf makinesi ayarları menüsü

Sonraki menüden Choose Color Temp (Renk Sıcaklığını Seçin) seçeneğine geliyoruz ve sağ yön tuşuna basıyoruz:

nikon fotoğraf makinesi ayarları menüsü

Renk sıcaklığı olarak 2500K yı seçip sağ yön tuşuna basıyoruz:

nikon fotoğraf makinesi beyaz dengesi ayarı menüsü

Makinenizin modeline göre şöyle bir ekranla karşılaşabilirsiniz. OK butonuna basarak bu menüyü onaylamanızı tavsiye ederim. İsteğinize göre ince ayar da yapabilirsiniz:

nikon fotoğraf makinesi beyaz dengesi ayarı menüsü

Nikon marka makinelerin üst LCD ekran barındıran modellerinde WB butonuna basarak deklanşör tarafındaki tekerleği döndürüp ekranda K ayarına gelip arka taraftaki tekerleği döndürerek renk sıcaklığını 2500K’ya ayarlayabilirsiniz:

nikon fotoğraf makinesi

nikon fotoğraf makinesi üst lcd
nikon fotoğraf makinesi üst lcd

3- Hazır önayarlardan birini seçmek

Eğer makinenizde renk sıcaklığını manuel olarak istediğiniz değere getiremiyorsanız, makinenizin kullanım kılavuzuna bakarak mümkün olan en düşük değeri bulabilirsiniz. (Kabaca Tungsten ya da Incandescent) ayarı iş görecektir. Örnek olarak Nikon D40’da beyaz dengesi ayarını incandescent’e getirip telafi ayarını da +3 olarak ayarlarsanız 2700K derecesine eşit bir ayarlama yapmış olursunuz.

nikon fotoğraf makinesi beyaz ayarı değerleri tablosu

Nikon marka fotoğraf makinelerinde beyaz dengesi hazır önayarlarının telafi değerleri.

Anlatmış olduğum beyaz dengesi ayarlama yöntemlerinin pratikte uygulanınca fotoğraflarda ne gibi değişiklik yaptıklarını mera ediyorsanız aşağıda eklediğim fotoğrafları incelemenizi öneririm. Fotoğraflardan ve Histogram değerlerinden de anlaşılacağı üzere Özel beyaz dengesi değerleriyle yapılan çekimler en iyi sonucu vermektedirler.

kızılötesi fotoğraf

Beyaz Ayarı: Özel beyaz ayarı uygulandı.
Renk sıcaklık değeri: 2000K

histogram

kızılötesi fotoğraf

Beyaz Ayarı: Otomatik
Renk sıcaklık değeri: 5050K

histogram

kızılötesi fotoğraf

Beyaz Ayarı: Tungsten (Ampul Işığı)
Renk sıcaklık değeri: 2950K

histogram

kızılötesi fotoğraf

Beyaz Ayarı: Manuel Renk Sıcaklık Değeri
Renk sıcaklık değeri: 2500K

Kızılötesi Fotoğrafçılıkta Filtre Seçimi

Kızılötesi Fotoğrafçılıkta Filtre Seçimi

1- Dalgaboyu Seçimi

Kızılötesi fotoğrafçılıkta filtre seçimi için ilk önce dalga boyu seçimi yapmamız gerekir. Kızılötesi filtreler, kızılötesi ışığı %50 oranında geçirmeye başladıkları dalga boyu sınırına göre sınıflandırılırlar. Piyasada pek çok markaya ait kızılötesi filtre bulunmaktadır.

Yaptığım denemelerde Nikon D800e ve Canon 5D Mark II marka/model fotoğraf makinelerini Hoya R72 kızılötesi filtre kullanarak kızılötesi fotoğraf çekmeye çalıştığımda makineler doğru renk üretememiştir. Sebebi kullandıkları Low Pass filtrenin niteliği olabilir. Kısacası bütün marka/model makineler filtre yardımıyla kızılötesi fotoğraf çekmek için uygun değildirler.

Lens önüne kızılötesi filtre veya kızılötesi çekim için dönüştürülecek makinenize almak istediğiniz Low Pass filtrenin dalga boyunun ne olması gerektiğini anlamanız açısından kızılötesi filtrelerin dalga boyu özelliklerinin çekeceğimiz fotoğraflara ne şekilde etki edeceklerini açıklamaya çalışacağım:

dalga boyu farklılıkları

Kızılötesi filtrelerin dalgaboylarına göre sınıflandırılması, işlenmeden önce ve sonrasındaki sonuçları

Dalga boylarına göre Kızılötesi Filtreler:

a- Süper Renkli Filtreler

590nm: Daha canlı renkler üretir. Bunun sebebi diğer filtrelere göre daha çok görünür ışık ihtiva etmesidir. Fotoğraflarda ağaç yaprakları altın sarısı, gökyüzü açık mavi renkli görünür. Siyah beyaz fotoğrafçılık için kontrast, daha uzun dalga boyuna sahip filtrelerden daha azdır.

Ne zaman kullanılır: Canlı renkleri olan kızılötesi manzaralar için idealdir. Fotoğraf işleme konusunda en fazla renk esnekliğine izin verir. Ayrıca portre fotoğraflar için de iyi bir seçimdir. Fakat çekilen fotoğraf diğer filtrelere nazaran daha fazla görünür ışık ihtiva ettiğinden, fotoğrafın karakteristik kızılötesi özellikleri daha azdır fakat yine de rüya gibi bir görünüm oluşturur. Diğer filtrelerden daha fazla renk sapmasına neden olarak keskin olmayabilirler. Bunun sebebi kırılma indisleri farklı olan ışık tayflarının daha fazla mevcut olmasıdır.

665nm: İkinci en popüler kızılötesi filtre dalga boyudur. 720nm ile 590nm arasında bir etkiye sahiptir. Fotoğraflarda ağaç yaprakları soluk sarı renkte ve gökyüzü de daha parlak mavi görünecektir. Eğer tek tonlamalı değil de, biraz renkli fotoğraflar üretmek istiyorsanız daha tercih edilebilir bir dalga boyudur. 720nm’den daha canlı renkler üretirler.

Ne zaman kullanılır: Ağaç yapraklarındaki sarı rengin doygunluğu azaltmak suretiyle beyazlık elde edilebilmesi ve alışılagelmiş mavi gökyüzü için en uygun seçenektir. 720nm filtreye benzeyen bir görünüm üretir ancak farklı kameralar ve farklı çekim koşulları altında da daha zengin mavi renk ihtiva ederler. Ayrıca portreler için de iyi bir seçimdir. Çekilen fotoğraf diğer filtrelere nazaran daha fazla görünür ışık ihtiva ettiğinden, fotoğrafın karakteristik kızılötesi özellikleri 590nm den fazla, 650nm den daha azdır. Fakat yine de rüya gibi bir görünüm oluşturur. Diğer filtrelerden daha fazla renk sapmasına neden olarak keskin olmayabilirler. Bunun sebebi kırılma indisleri farklı olan ışık tayflarının daha fazla mevcut olmasıdır. B+W 091 filtresi bu kategoriye girer.

b- Monokrom Filtreler

720nm: Genel kullanım amacına hitap eden en popüler kızılötesi filtre  dalga boyu budur. Görünür ışığın küçük bir kısmını da içerdiği için işleme sonrasında renk tonlaması kısmi olarak vardır. Ayrıca siyah beyaz fotoğrafçılık için iyi bir kontrast sağlar. Hoya R72 ve B+W 092 filtreleri bu kategoriye girerler.

Ne zaman kullanılır: Çektiğiniz fotoğraflarda hafif renk tonlaması istiyorsanız ya da siyah beyaz çekimler yapmak istiyorsanız tercih edilebilir. Fotoğraflarda gökyüzü genellikle koyu mavi görünür. 850nm kadar yüksek kontrast olmasa da, siyah beyaz fotoğrafçılık için biraz daha fazla renk verdiği için 850nm yerine tercih sebebi olabilir.

850nm: Siyah beyaz kızılötesi fotoğrafçılık için en iyi seçimdir. Kamera parlak beyazlar ve belirgin karanlık bölgeler üretir. Fotoğraf makinesinde özel bir beyaz dengesi ayarlandığında çekilen fotoğraf hiçbir işleme işleme tabi tutulmadan saf siyah beyaza yakındır.

Ne zaman kullanılır: En yüksek kontrastlı siyah beyaz fotoğraflar için en iyisidir. Çekilen fotoğraflar geleneksel analog siyah beyaz kızılötesi filmlerle çekilen fotoğrafları andırır. Aynı zamanda adli tıp gibi derin kızılötesi dalga boylarının yararlı olduğu diğer uygulamalar için de iyi bir seçimdir. Çekilen fotoğraflarda ağaçlar bembeyaz, gökyüzü koyu siyah çıkar. İnsan teninde damarlar daha da belirginleşir ve cilt daha pürüzsüz ve kadifemsi çıkar. B+W 093 filtresi bu kategoriye girer.

Kızılötesi fotoğrafçılıkta filtre seçimi: Renk Tonlamalı mı? Tek Tonlamalı (Monochrome) mı olmalı?

En çok ikilemde kalınan konulardan biri 850nm, 720nm gibi tek tonlamalı filtreler mi yoksa süper renkli diye tabir edebileceğimiz 665nm, 590nm filtrelerden birini mi seçmemiz gerektiğidir. Bu tip geniş aralıklı filtreler ile birlikte çekilen fotoğraflarda daha fazla renk aralığı olacaktır. Fotoğraf işleme esnasında bu iki filtre ile çekilen fotoğrafları 720nm görüntüsüne benzetmek için renk doygunluğunu azaltmak (desatürasyon) gibi bir seçeneğimiz vardır. Bu renk yelpazesinin genişliği işlemeye biraz daha esneklik katabilir ve bazı çekim koşullarında standart 720nm filtreden daha iyi renk sonuçları verebilir.

Bazı fotoğraf makineleri 720nm filtre ile çok iyi renk sonuçları üretmeyebilir. Bu nedenle 665nm filtre daha iyi bir seçenek olarak karşımıza çıkar. Bu filtrelerin diğer avantajları ise daha yüksek dalga boylu kızılötesi filtreler ile kullanabilmesidir. Örneğin, 590nm’lik bir dönüştürülmüş fotoğraf makinesi ile 665nm, 720nm, 850nm’lik lens önüne takılan klasik filtreler kullanabilirsiniz. 665nm olarak dönüştürülmüş bir makinede ise 720nm ve 850nm klasik filtre kullanabilirsiniz.

Kızılötesi Fotoğrafçılıkta Filtre Seçimi için 590nm ve 665nm filtrelerin Avantaj ve Dezavantajları:

Bu iki filtrenin dezavantajı ise siyah beyaz kızılötesi fotoğrafçılık için daha az kontrasta sahip olmalarıdır. Diğer bir dezavantaj ise kameraların 590nm ve 665nm filtreler ile dönüştürülmüş makinelerde beyaz dengesi ayarlanmasının daha zor olmasıdır. Ayrıca bu filtreler, kamera modeli ve çekim koşullarına bağlı olarak farklı ve öngörülemez sonuçlar doğurabilir. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki 665nm ile çekilmiş fotoğraflar 720nm ye göre işlenmeleri daha karmaşık olmaktadır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus 590nm ve 665nm filtrelerin, 720 ve 850nm filtrelerden biraz daha az keskin olabilmesi. Daha geniş bir ışık spektrumuna izin verdiklerinden, daha fazla renk sapması ve biraz yumuşak odaklanma söz konusudur. Özetle 720nm ve 850nm filtreler ile çekilen fotoğraflar daha keskindir.

Kızılötesi fotoğrafçılıkta filtre seçimi konusunun daha iyi anlaşılabilmesi için isimleri sayılan filtrelerin ışık geçirgenlik grafiklerini incelemenizi tavsiye ederim.

Hoya R72’nin Kızılötesi Işık Geçirgenlik Grafiği:

Hoya r72 720nm kızılötesi filtre

Hoya R72’nin kızılötesi ışık geçirgenlik grafiği.

B+W 093 filtrenin kızılötesi ışığı %50 oranında geçirmeye başladığı dalga boyu sınırı 830nm, B+W 092 filtrenin 720nm, B+W 091 filtrenin ise 630nm dolaylarındadır. B+W 093 filtre ile çekilmiş fotoğraflarda bitkiler daha beyaz çıkar ve kontrast diğerlerine göre daha fazladır.

B+W marka kızılötesi filtrelerin ışık geçirgenlik grafikleri:

b+w kızılötesi filtre

B+W 091’in kızılötesi ışık geçirgenlik grafiği.

b+w kızılötesi filtre

B+W 092’nin kızılötesi ışık geçirgenlik grafiği.

b+w kızılötesi filtre

B+W 093’ün kızılötesi ışık geçirgenlik grafiği.

Karşılaştırma olması açısından Hoya R72 ve B+W 093 ile çekilmiş fotoğraflar:

b+w 093 & hoya R72 kızılötesi filtre karşılaştırması

Hoya R72 ve B+W 093 Filtrelerin karşılaştırılması.

Bu fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere B+W 093 filtre daha yüksek dalga boyundan itibaren kızılötesi ışık geçirdiğinden (850nm) tek renk tonlamalı fotoğraf üretmiştir. Eğer siyah beyaz fotoğrafçılığa ilginiz varsa 850nm dalga boyu filtreler sizin için iyi bir alternatif olabilir.

2- Marka Seçimi

Kızılötesi fotoğrafçılıkta filtre seçimi için marka seçimi de diğer önemli bir husustur. Bu alanda en popüler kızılötesi filtre Hoya R72’dir. Kızılötesi ışığı %50 oranında geçirmeye başladığı sınır 720nm dolayındadır. Görünen ışığın çok az bir kısmını da geçirdiği için değişik renk tonları elde edebilmek mümkündür. Gerek kullandıkları cam materyali Schott Glass (Almanya) firması tarafından üretilmesi, gerek cam malzeme üzerinde kullandıkları özel kaplama teknikleriyle daha yüksek geçirgenliğe ve daha az yansımaya sahip olmalarından dolayı B+W markası tercih sebebiniz olmalıdır. Benim de Hoya R72 tercih etmemin sebebi ise B+W marka kızılötesi filtrelerinin maalesef Türkiye’de satılmamasıdır.

Bahsetmek istediğim bir başka marka ise Zomei marka kızılötesi filtreleridir. İlk başlarda Çin üretimi optik ürünlere olan güvenim sıfır iken bu marka ile çekilmiş kızılötesi bir çalışmayı fotoğraf paylaşım alanlarında gördüm ve sonucu gayet başarılı buldum. Ardından uluslararası e-ticaretin yükselen trendi Aliexpress.com aracılığı ile bu filtrenin 720nm versiyonundan bir adet sipariş verdim. Ürün elime geçtiğinde ise full spectrum olarak dönüştürülmüş bir adet Sony Nex-3 ile Hoya R72 filtre ile kıyaslamalı deneme çekimlerini yaptım. Şaşırtıcı derecede sonuçlar çok benzer idi. Bu ürünü fiyat avantajından dolayı kızılötesi fotoğrafçılıkta filtre seçimi için tercih edebilirsiniz. Bu yazıyı yazarken güncel fiyat olarak her iki filtrede de 77mm çapında mukayese edecek olursak, Zomei filtre Hoya R72 filtreden 1/6 oranında daha ucuzdu.

İşte karşılaştırmalı çekimler. Sol kısımdaki fotoğraflar Zomei marka, Sağ taraftaki fotoğraflar Hoya marka filtre ile çekilmişlerdir.

İşlenmemiş RAW fotmattan direkt JPG formata dönüştürülmüş sonuçlar:

İşlenmiş sonuçlar:

Kızılötesi Fotoğrafçılığa Giriş

Kızılötesi Fotoğrafçılığa Giriş

Low Pass Filtre Nedir?

Kızılötesi fotoğrafçılığa giriş için öncelikle sensör yapıları hakkında bilgi aktarmaya çalışacağım. Dijital fotoğraf makinelerinin sensörleri görünür ışığa duyarlı oldukları kadar yakın kızılötesi ışığa da duyarlıdırlar. Ancak fotoğraf makinelerinin asıl amaçları görünür ışıkla fotoğraf çekmek olduğundan üretim aşamasında sensörün önünde kızılötesi ışığın sensöre ulaşmasını engelleyen bir filtre takılır. Bu filtreye düşük dalga boylarındaki ışığı (görünür ışık) geçirmesinden dolayı Low Pass filtre denir. Fakat bu filtre yapısı itibariyle kızılötesi ışığı da az miktarda geçirir. Bu sayede mevcut fotoğraf makinemizle, kızılötesi filtre yardımıyla uzun pozlama sürelerinde kızılötesi fotoğraf çekebiliriz. (Gün ışığında fotoğraf makinesine bağlı olarak 2-20 saniye veya daha fazla.)

kızılötesi fotoğrafçılığa giriş

Sol tarafta sensörün üzerinde camgöbeği renkli low Pass filtre açıkça görülmektedir.

Low Pass filtre, kızılötesi fotoğrafçılığın önündeki en büyük engeldir. Çünkü bu filtre kızılötesi ışığın geçmesini büyük ölçüde engellediğinden dolayı ancak uzun pozlama yaparak kızılötesi fotoğraf elde edilebilir.

kızılötesi fotoğrafçılığa giriş

Low Pass filtresi çıkarılmamış bir Dijital SLR’in tayf hassasiyet grafiği.

Resimden de anlaşılacağı üzere Low Pass filtre, Kızılötesi tayftaki ışığın tamamına yakınını filtreleyerek kızılötesi ışığın sensöre ulaşmasını engeller.

Low Pass filtrenin işlevini örnek grafiklerden daha iyi anlayabiliriz:

Low Pass filtresi çıkarılmamış bir Dijital SLR'in tayf hassasiyet grafiği

Low Pass filtresi çıkarılmamış bir Dijital SLR’in tayf hassasiyet grafiği.

Low Pass filtresi çıkarılmış Dijital SLR'in tayf hassasiyet grafiği.

Low Pass filtresi çıkarılmış Dijital SLR’in tayf hassasiyet grafiği.

Low Pass filtresi, Kızılötesi ışığı geçirecek bir filtreyle değiştirilmiş Dijital SLR'in tayf hassasiyet grafiği.

Low Pass filtresi, Kızılötesi ışığı geçirecek bir filtreyle değiştirilmiş Dijital SLR’in tayf hassasiyet grafiği.

Kişisel deneyimlerim sonucunda giriş seviyesi DSLR fotoğraf makinelerinde (D40, D50, D70) pozlama süresinin oldukça düştüğünü gözlemledim. Bunun sebebi orta ve üst seviye DSLR fotoğraf makinelerinde (D90, D300, D700) kızılötesi ve ultraviyole ışığın fotoğraf kalitesine olumsuz etkisini azaltmak için daha kaliteli Low Pass filtre kullanılması, bir başka deyişle kızılötesi ışığı daha fazla bloke etmeleridir. Nikon D40 marka/model fotoğraf makinesiyle 1-2 saniye pozlamayla çekilebilen bir kare, Nikon D90 marka/model bir fotoğraf makinesiyle aynı diyafram ve iso değerlerinde ancak 20-60 saniye pozlama ile çekilebilir.

Bazı Fotoğraf makineleri Kızılötesi çekim seçeneğine sahiptir.

Bazı dijital kameralarda ise sensör önündeki Low Pass filtre makine ile gelen bir ayar sayesinde kaldırılabilmektedir. Sony DSC-F828 model fotoğraf makinesinde “Night Shot Mode (Gece Çekim Modu)” ayarı ile sensör önündeki Low Pass filtre kalkar ve objektifin önüne kızılötesi filtre takılırsa kızılötesi fotoğraf makinesi elde edilmiş olur. Detaylı bilgi için arama motorlarında Sony DSC-F828 Nightshot Hack olarak aratırsanız detaylı yazı ve videolu anlatımlara ulaşabilirsiniz.

Kızılötesi fotoğrafçılığa giriş için bir deneme yapalım.

İlk olarak yapmamız gereken fotoğraf makinemizin kızılötesi ışığa duyarlı olup olmadığını test etmek. Bunu anlayabilmemiz için iki şartı sağlamamız gerekir:

1- Bir adet TV kumandası
2- 3-4 saniye pozlama süresinde ışık patlamasına izin vermeyecek şekilde görece karanlık bir ortam.

kızılötesi fotoğrafçılığa giriş

Kızılötesi Hassasiyet Testi

Bunlar sağlandıktan sonra makinemizi 3 saniye pozlamaya ayarlayıp sabit bir yere bırakıyoruz. TV kumandası ile herhangi bir tuşa sürekli basarken kumandanın sinyal gönderen ledini fotoğraflıyoruz. Aşağıdaki fotoğraflara benzer bir sonuç çıkması gerek:

Örnek fotoğraflara benzer bir sonuç elde ettiyseniz mevcut fotoğraf makineniz kızılötesi ışığa duyarlı demektir. Bundan sonra bir adet kızılötesi filtre edinip Kızılötesi Fotoğraf Çekim Teknikleri sayfasında anlatılan tekniklerin birincisi ile kızılötesi fotoğrafçılığa giriş yapabilirsiniz.

Kızılötesi Işık Nedir?

Kızılötesi Işık Nedir?

Elektromanyetik Tayf ve Işık

Kızılötesi ışık nedir sorusuna cevap aramak için ilk olarak elektromanyetik tayfın ve ışığın ne demek olduğunu da irdelememiz gerekir. Elektromanyetik tayf, elektromanyetik radyasyonun frekansları, dalga boyları ve foton enerjilerinin çeşitliliğinin bütünüdür. Işık ise elektromanyetik tayfın belirli bir kısmındaki elektromanyetik ışınımdır. “UV Işık”, “Kızılötesi Işık” ve “Görünür Işık” ışık çeşitlerine birer örnektir.

Kızılötesi ışık nedir?

Elektromanyetik tayfta kızılötesi ışık tayfının dalga boyu aralığı 700nm ila 1000000nm (1mm)’dir. (nm = nanometre = 10-6mm). Kızılötesi ışık, 700nm dalga boyundan başlayıp radyo dalgalarına kadar uzanmaktadır. Bu aralıkta 700 – 1500nm arası “yakın kızılötesi”, 1500 – 7000nm “ara kızılötesi”, 7000 – 1000000nm ise “uzak kızılötesi” olarak adlandırılır. Kızılötesi fotoğrafçılıkta bizi ilgilendiren bölge ise yakın kızılötesi aralıktır.

Görme ve Kızılötesi ışık ile ilişkisi

Görme, gözün arka bölümünde retina tabakasındaki fotoreseptör hücrelerinin ışık fotonlarını algılayıp sinirsel uyarıya çevirmesidir olayıdır. Fotoreseptör hücreleri yalnızca 400 – 700nm dalga boyu aralığındaki ışık tayfına duyarlı olduğundan, insan gözü için “görünen ışık” yalnızca bu aralıktır. Yani 400nm’nin altındaki (morötesi-ultraviyole) ve 700nm’nin üzerindeki (kızılötesi-infrared) dalga boylarına ait ışık tayfları fotoreseptör hücrelerini uyaramaz. En yüksek uyarı 600nm dalga boyu civarında olur.

Kızılötesi ışık nedir?

Görülebilen ışık spektrumu.

 

Kızılötesi ışığın tarihçesi

Kızılötesi ışık, 19. yüzyılda yaşamış bir gökbilimci olan Wiliam Herschel tarafından keşfedilmiştir. Herschel, üçgen bir prizma kullanarak güneşten gelen ışığın kırılmasını sağlamış, oluşan tayfın tüm renklerine ve kırmızının altına da termometreler yerleştirmiştir. Gözlemlerinde en çok ısınan bölgenin kırmızının altındaki bölgenin olduğunu tespit etmiş ve keşfettiği ışığa da “Kalorifik Işınlar” ismini vermiştir. Kızılötesi terimi ise 19. yüzyılın sonlarına kadar literatüre girmemiştir.

Çeşitli Kızılötesi ışık kaynakları:

  • Güneş
  • Mum ışığı
  • Ateş
  • Incandescent (Akkor flamanlı klasik) Ampuller
  • Halojen Ampuller
  • Kızılötesi ışık ledleri (Güvenlik kameraları ve webcam’larda sıkça kullanılırlar.)

Güneş ışığı mevcudiyetinde %44 görünür ışık, %48 Kızılötesi, %7 Ultraviyole ışık ihtiva etmektedir. Görüldüğü üzere gündüz açık hava şartlarında hatırı sayılır miktarda kızılötesi ışık vardır ve biz bunu göremeyiz.

Güneşin yaydığı ışığın içeriği

Güneşin yaydığı ışığın içeriği.

 

Kızılötesi ışık ihtiva etmeyen ışık kaynakları:

  • Floresanlar
  • Aydınlatma amaçlı kullanılan LED’ler